Eğitimli bireyle eğitimsiz bireyin farkı nedir; çok da önemli olmayan bir detay gibi görülüyor artık, değil mi?
Biz eğitimsiz olanı konuşalım, öyleyse. Tabii, konu basitçe okuma-yazma yetisi değil. Eğitimsiz insan, en başta okuması, düşünmesi, değerlendirmesi; sorgulaması gerektiğini bilmez. Peki, sonra? Gelsin dogmalar. Anne-babanın bir önceki nesilden “duyarak” öğrendikleri, “tabu” haline gelir. Çünkü, bu kolay olandır. “Din” gibi, örneğin. Neden vardır dinler???
Düşünmeye erinen adamın, “bana ne yapmam gerektiğini söyle” seçimidir, din. Kolaydır, kısa yoldur, kullanışlıdır.
Ne? Sorgulayacak mısın?
Bu günah.
Sonra?
Sonrası cehennem.
İtaat edip dinleyecek misin?
Güzel….
Bu sevap.
Sonra?
Cennet senindir.
Cennet. Ne enteresan bir uydurma, değil mi? Hiçbir şey yapmayanın; yapmamaya devam ederek -tıpkı dünyadaki yaşamı gibi- rahat ettiği yerdir, cennet.
Başka?
Bir de bu dünyası var meselenin.
İnsanoğlu yalnız değil ve ne diyor bilge adam? “İki kişinin var olduğu yerde, özgürlük biter.” Öyleyse….
Kuralları, kanunları; olmalı’ları, gerekli’leri var bu dünyanın.
Nasıl öğrenecek adam?
Eğitimli ise: Aileden, okuldan, kitaptan, aklını kullanma olgunluğundan.
Eğitimli değilse: ……İşte burada kural ihlalleri başlıyor.
Aktif hareket edebilen ve alet kullanabilen canlılar ve hareket kabiliyeti kısıtlı canlılar. Bundan iyi bir ayrım olmaz, değil mi?
İnsan, hayvan türünden ayrı bir tür değil; alet kullanabilme kabiliyeti “nispeten” yüksek; evcilleşme oranı fazla, ödül-ceza karşılaştırması yapabilen bir canlı. Bu özelliklerin biri ya da fazlası, elbette, başka türlerde de vardır. Bu konu, bir başka yazımızın merkezinde olsun.
Peki, “insan” hayvanının enn temel farkı nedir? “Eşref-i mahlûkât” olması?!!(Şakaydı!)
Eğitim alabilmesi mi, farkı?
Hayır.
Aldığı eğitimi geliştirebilmesi.
Yani, insan, özellikle zihnen gelişmiş bir hayvan olarak, eğitildiği zaman, bir sonraki adımı düşünür. Öğrenilmiş bilgiyi bir başka çıkarımda kullanır. Sonuçlarını öngörür. Buna, Evcilleşme/Sosyalleşme diyoruz.
Bunlar olmazsa…. “İnsan”ın, diğer türlerden bir alâmet-i fârikası yoktur.
İzmir Eğitim Vakfı.
Sarfettiğimiz bu sözlerden çokkkk daha fazlasını yıllar öncesinde öngören, bu kıymetli oluşum için bir araya gelen, eğitim savaşçılarının otağı.
Evet, “Ordu, Ülkeyi Dışarıdan; Eğitim, İçeriden Korur.”
Kurucu, yaşatıcı ve omuzlayıcılarına selam olsun!
SUNAL GÜREL
Eğitim Yöneticisi
Viyana/Avusturya
25.08.2025